HASTALAR İÇİN BİLGİLER

Aort Kapak Hastalıkları

Kanın doğru yönde hareket etmesini sağlamak için kalpte dört kalp kapağı mevcuttur. Bu kapaklar: mitral, triküspid, pulmoner ve aort kapaklarıdır. Mitral ve aort kapakları sol kalpte iken; triküspid ve pulmoner kapaklar ise sağ kalp yerleşimlidir. Her kapağın kendine ait yaprakçıkları mevcuttur. Mitral kapak iki, diğer kapaklar ise üç yaprakçıktan oluşur. Bu yaprakçıklar, her kalp atışı ile birlikte açılıp kanın ileri doğru gidişine izin verir; kanın geri gelmesini engellemek içinse kapanırlar.

Sol kalp boşluğundan çıkan ve tüm vücudu besleyen en büyük damar olan aort damarı ile sol kalp arasında yerleşen kapak aort kapağıdır (Şekil-1). Aort kapağı normalde üç yaprakçıktan oluşur (Şekil-2).

Şekil-1: Aort kapak yerleşimi

Şekil-2: Üç yaprakçıklı normal aort kapak

Şekil-3: Biküspid aort kapağında darlık

Aort kapağı normalde üç yaprakçıktan oluşur. Ancak bazen doğuştan iki yaprakçıklıdır. Biküspit aort kapağı en sık görülen konjenital (doğuştan) kalp hastalığıdır. Görülme sıklığı tüm popülasyonda % 1-2'dir. Biküspit aort kapağı olan hastaların birinci derece aile yakınlarında da, biküspit aort kapağı gelişme riski normalden daha sıktır. Çocukluk döneminde sıklıkla şikayet olmamasına rağmen erişkin dönemde aort kapak işlev bozukluğuna (aort darlığı, aort yetersizliği) (Şekil-3), aort anevrizması (aort genişlemesi), aort diseksiyonu (aort yırtılması) ve enfektif endokardit (kalp kapakçığında mikrobiyal kitle oluşumu) gibi komplikasyonlara neden olabilir. Biküspit aort kapağının erken saptanması, gelişebilecek komplikasyonların önlenmesi ve tedavi zamanlaması açısından son derece önemlidir. Bu nedenle biküspit aort kapağı tanısı olan hastaların aile yakınlarına ekokardiyografi (kalp ultrasonu) ile tarama yapılmalıdır. Biküspit aort kapağının erken tanınması komplikasyonların önlenmesi ve erken tedavisi açısından son derece önemlidir. Bu nedenle biküspit aort kapağı tanısı olan hastaların aile yakınlarına ekokardiyografi (kalp ultrasonu) ile tarama önerilmektedir.

Şekil-4: Normal ve darlık gelişmiş aort kapak

Kalp kapakları kanın tek yönde akışına izin verir. Kalp kapakları düzgün çalıştığı taktirde, kanın kapaktan geçip ilerlemesine yardımcı olurlar. Kan kalbin sol kalp boşluklarından olan sol ventrikülden (sol karıncık) aort kapağı (Şekil-1) aracılığı ile aorta adı verilen geniş bir damara doğru (Şekil-1) hareket eder. Aorta, vücudun tüm bölümlerine kan taşıyan damardır. Aort kapağının tamamen açılamayıp daraldığı duruma aort darlığı, aort stenozu adı verilir. Aort darlığı halinde vücuda yeterli miktarda kan ilerleyemez. Bu nedenle vücuda gerekli kanı pompalamak için kalp normalden daha fazla çalışır. Zaman içerisinde kalp ilişkili sorunlar böylece daha belirgin hale gelir. Aort darlığı genellikle erişkinlerde saptanmakla birlikte doğuştan aort darlığı olan hastalar da mevcuttur. Yaşlanma ile birlikte kapağın kireçlenmesi yoluyla aort darlığı gelişir. On ila 20 yıllık şikayetsiz bir dönemden sonra sorunlar yavaş yavaş belirgin hale gelir ve hasta semptomatik olur.

Erken dönemde darlık hafif iken, bu hastalarda şikayet yoktur. Tesadüfen doktor muayenesi sırasında steteskop aracılığı ile aort darlığına ait duyulan üfürüm nedeni ile farkına varılabilir. Darlık ciddiyeti arttıkça aort kapak alanı belirli bir değerin altına inince hastanın şikayetleri başlar. Nefes darlığı, bayılma, bayılayazma, göğüs ağrısı, düzensiz atımlar, ritm bozuklukları, ayak ve bacaklarda şişlik gibi şikayetler ortaya çıkar ki bunlar genellikle fiziksel aktiviteler esnasında gelişir. Tıbbi tedavi almakta olan orta-ciddi semptomatik (şikayetleri olan) aort darlığı hastalarında, şikayetlerin başlangıcından bir yıl sonra ortalama % 25, iki yıl sonra ise 
% 50 oranında ölüm riski mevcuttur. Ciddi aort darlığında bu şikayetlerin başlaması ile hayati tehlike daha da yüksek hale gelir.

Aort darlığı nedenleri, yaprakçıkların yaşlanma süreciyle kireçlenmesi, doğuştan aort kapağının biküspit (iki yaprakçıklı-iki kapaklı) veya tek yaprakçık (uniküspit) olması, romatizmal kaynaklı daralması olarak sıralanabilir (Şekil-3). Altmış beş yaş üstü erişkinlerdeki en sık neden aort kapak kireçlenmesidir. Aort darlığı tanısı ve kalp yetmezliği gibi bu darlıktan dolayı gelişen sorunlar ekokardiyografi (kalp ultrasonu) ile tespit edilir.

Normalde aort kapağının alanı 2.5-4 cm2 dir. Aort darlığında bu alan azalır (Şekil-4). Aort darlığında kapak alanı 1 cm2’nin altına indiği zaman kanın sol ventrikülden (sol kalpten) aortaya geçişinde önemli güçlük ortaya çıkar. Sol kalp, bu güçlüğü başlangıçta, kas kalınlığını ve gücünü artırarak (sol ventrikül hipertrofi) yenmeye çalışır. Fakat bu çaba, önünde aort darlığı şeklinde mekanik bir engel olduğu için sonunda sol kalbin yorulmasına ve sol kalp yetmezliğine neden olur.

Tedavi, şikayetlere ve aort darlığının ne kadar ciddi olduğuna göre değişir. Aort darlığı hafif, orta ve ciddi olmak üzere üçe ayrılır. Kullanılan hiç bir ilaç aort darlığını geriye döndüremez. İlaçlar yalnızca şikayetleri azaltır. Ciddi aort darlığının tedavisi kapağın değiştirilmesidir.

Şekil-5 Cerrahi ile aort protez kapak

Şekil-6 Cerrahisiz aort protez kapak

Cerrahi işlem eşliğinde aort kapağının protez kapak ile değiştirilmesi (Şekil-5) veya ameliyatsız kasıktan girilerek (Şekil-6) yeni aort kapağı yerleştirilmesidir. Sonuçta yeni yerleştirilen kapağın adı protez kapaktır.

Cerrahi eşliğinde yerleştirilen protez aort kapakları mekanik (metalik kapak) veya biyoprotezdir (biyolojik kapak). Bazı özel durumlar dışında mekanik kapak tercih edilir. Mekanik kapaklar yerleştirilmesi sonrasında hayat boyu kan sulandırıcı kullanımı şarttır. Mekanik kapaklar, biyoprotezlere göre belirgin dayanıklıdırlar. Kişiye göre değişmekle birlikte biyoprotezler 8-10 yıl içerisinde dejenere olarak kapak işlevi bozulur hale gelir ve yeniden ameliyat gerekliliği ortaya çıkar. Cerrahi işlem ile protez kapak yerleştirilmesi aort kapak replasmanı olarak adlandırılır (aort valv replasmanı - AVR) (Şekil-5). Bu tip cerrahi işlemler geniş kesi uygulamasıyla açık kalp ameliyatı veya minimal invazif kalp ameliyatı denilen küçük kesiler ile de yapılabilmektedir. Ancak minimal invazif kalp ameliyatlarındaki en büyük sorunlardan biri, bu kalp cerrahisinin henüz herkese uygun olmamasıdır. Ameliyat süresi klasik geleneksel geniş kesili ameliyata göre daha uzun sürer ancak operasyon sonrası hastanede kalış daha kısadır ve yara iyileşmesi daha hızlı olur.

Cerrahisiz kasıktan girilerek yeni aort kapağı yerleştirilmesi işlemi ise transkateter aortik kapak (valv) replasmanı (TAVR) veya implantasyonu (TAVI) olarak adlandırılır. 

Bazı aort darlığı hasta gruplarında bu işlem sayesinde aort kapak replasmanı sağlanır (Şekil-6). Amerikan İlaç ve Gıda Kurumu olan FDA (Food and Drug Administration) tarafından onaylanmış bir işlem olup dünyada yaygın olarak uygulanmaktadır. Özel hazırlanmış bir yapay kalp kapağı (stent içinde paslanmaz çelik ve kapakçıkları oluşturan materyalden oluşan) eski kalp kapağının içine yerleştirilir. Bu işlemde kasık bölgesi lokal olarak iğne ile uyuşturulur. Kasık damarından gönderilen ince boru sistemleri ile kalp kapağına ulaşılır. Eski hastalıklı aort kalp kapağı çıkarılmadan yeni kalp kapağı takılır. İşleme kardiyoloji ve anestezi hekimleri beraber girmektedir. Ancak işlem esnasında oluşabilecek komplikasyonlar için kalp damar cerrahisi ekibinin bulunması gereklidir.

Şekil-7: Normal ve yetersizlik gelişmiş aort kapak

Kalp kapakları kanın tek yönde akışına izin verir. Kalp kapakları düzgün çalıştığı taktirde, kanın kapaktan geçip ilerlemesine yardımcı olurlar. Kan kalbin sol kalp boşluklarından olan sol ventrikülden (sol karıncık) aort kapağı (Şekil-1) aracılığı ile aorta adı verilen geniş bir damara doğru (Şekil-1) hareket eder. Aorta, vücudun tüm bölümlerine kan taşıyan damardır. Aort kapağının tam olarak kapanamayıp; ileriye aortaya doğru yönlendirilen kanın bir kısmının sol kalbe geri gelmesi durumuna aort yetersizliği (aort regürgitasyonu) adı verilir (Şekil-7).

Aort yetersizliği geriye kaçan kanın miktarına göre derecelenir. Hafif, orta ve ciddi aort yetersizliği olarak değerlendirilir. Aort yetersizliği sebepleri:

- Aort kapağın iki yaprakçıklı olması (biküspid aort kapağı),

- Aort kapağının bağlı bulunduğu aort damar kökünde genişleme olması (aort anevrizması, hipertansiyon, Marfan sendromu, bazı bağ doku hastalıkları)

- Aort kapağı yaprakçıklarının hasar alması (yırtılma), dışarıdan gelen darbeler, kalp kapak mikrobiyal enfeksiyonu (endokardit)

- Aort kapağının romatizmal kapak tutulumu

Tedavi, şikayetlere ve aort yetersizliğinin ne kadar ciddi olduğuna göre değişir. Tedavide kullanılan ilaçlar aort yetersizliğini geriye döndüremez. İlaçlar yalnızca şikayetleri azaltır. Hafif, orta dereceli aort yetersizliği hastaları, ekokardiyografi (kalp ultrasonu) eşliğinde izlenir. Bu esnada kalp yükünü ve şikayetleri azaltacak ilaçlar uygulanır. Şikayetlere ve yetersizliğin ciddiyetine göre ekokardiyografi ile izlem süreleri hastaya göre değişkenlik gösterir. Ciddi aort yetersizliğinin tedavisi kapağın değiştirilmesidir. Yeni yerleştirilen kapağa protez kapak adı verilir.

Şekil-8 Cerrahi ile aort protez kapak

Cerrahi eşliğinde yerleştirilen protez aort kapakları mekanik (metalik kapak) veya biyoprotezdir (biyolojik kapak). Bazı özel durumlar dışında mekanik kapak tercih edilir. Mekanik kapaklar yerleştirilmesi sonrasında hayat boyu kan sulandırıcı kullanımı şarttır. Mekanik kapaklar, biyoprotezlere göre belirgin dayanıklıdırlar. Kişiye göre değişmekle birlikte biyoprotezler 8-10 yıl içerisinde dejenere olarak kapak işlevi bozulur hale gelir ve yeniden ameliyat gerekliliği ortaya çıkar. Cerrahi işlem ile protez kapak yerleştirilmesi aort kapak replasmanı olarak adlandırılır (aort valv replasmanı - AVR) (Şekil-8). Bu tip cerrahi işlemler geniş kesi uygulamasıyla açık kalp ameliyatı veya minimal invazif kalp ameliyatı denilen küçük kesiler ile de yapılabilmektedir. Ancak minimal invazif kalp ameliyatlarındaki en büyük sorunlardan biri, bu kalp cerrahisinin henüz herkese uygun olmamasıdır. Ameliyat süresi klasik geleneksel geniş kesili ameliyata göre daha uzun sürer ancak operasyon sonrası hastanede kalış daha kısadır ve yara iyileşmesi daha hızlı olur.  

Şekil-9 Kapak değişimi sonrası gelişebilecek sorunlar

Kapak değişimi sonrası hastanın takiplerinin ekokardiyografi eşliğinde (kalp ultrasonu) kardiyolog tarafından yapılması uygundur. Hem mekanik hem de biyoprotez kapaklarda gelişebilecek sorunlar açısından bu yaklaşım önemlidir. Kapakların üzerinde veya kapak halkasında gelişebilecek sorunlar kapak hareketlerini tamamen veya kısmi olarak zorlaştırabilir. Bu oluşumlardan pıhtının, mikrobiyal kitlelerin ve yeni doku oluşumunun erkenden saptanmasında kardiyolog eşliğinde uygulanan rutin ekokardiyografinin (kalp ultrasonu) yeri önemlidir (Şekil-9).

Kuşburnu Faydaları

Kalp Yetersizliği Nedir?

Perikardit (Kalp Zarı) İltihabı Nedir?

Kalp Kapak Hastalıkları Nedir?

Atriyal Fibrilasyon Nedir?

Anevrizma Damar Genişlemesi Atardamar Balonlaşması Nedir?

Hayatın kıymetini bil, vücuduna iyi bak, mutlu ol!

Ritm Bozuklukları Aritmi Nedir?

Kalp ve Damar Hastalıkları (Kardiyovasküler Hastalık) Nedir?