HASTALAR İÇİN BİLGİLER

Hipertansiyon (Yüksek tansiyon)

Kan basıncı, tüm vücudumuza kanı taşıyan damarlar duvarına doğru kanı iten güçtür. Gün içinde kan basıncı normal olarak yükselir veya düşebilir. Ancak kan basıncı uzun süreli olarak yüksek kalır ise o zaman yüksek tansiyondan bahsedilir. Yüksek kan basıncı bireyi kalp krizi, inme, böbrek hastalığı gibi ciddi risklere sokan bir durumdur. Kalp hastalıkları ve inme dünyadaki en önemli ölüm nedenlerindendir. Çoğu insan yüksek tansiyon hastası olduğunu bilmez çünkü genellikle herhangi bir şikayete neden olmaz. Bunu öğrenmenin tek yolu kan basıncını ölçmektir.

Çoğu insan yüksek tansiyon hastası olduğunu bilmez çünkü genellikle herhangi bir şikayete neden olmaz. Hatta tehlikeli yüksek kan basıncı değerlerinde bile şikayet gelişmediği ancak vücuda zararının olduğu bilinmektedir. Bazı bireylerde baş ağrısı, nefes darlığı, burun kanaması ile yüksek tansiyon ortaya çıkabilir.

Yüksek tansiyon nedeni ile atardamarlarda oluşan yüksek basınç damarlara ve organlara zarar verir. Kan basıncı ne kadar yüksekse ve ne kadar uzun süre yüksek kalırsa hasar o kadar büyük olur. Çoğu bireyde tansiyon yüksekliği şikayet oluşturmadığı için, bu hasarların ayrıntılı araştırılması gerekir.

Kalp krizi: Kontrolsüz yüksek tansiyon kalbi besleyen damarlar olan koroner arterlerde damar sertleşmesine (ateroskleroz) yol açarak kalp krizi neden olabilir. Bu durum miyokard infarktüsü olarak adlandırılmaktadır.

Beyin: Yüksek tansiyon beyin içindeki damarlarda sertleşmeye (ateroskleroz) yol açarak beynin içindeki damarlarda pıhtı oluşumuna zemin hazırlar. Böylece beyin damarlarında gelişen ani tıkanıklıklar ile hastada inme-felç gelişir. Bu durum iskemik inme-felç olarak adlandırılmaktadır. Kalıcı veya geçici ataklar şeklinde olabilir. Hatta bazı hastalarda şikayete yol açmadan beyinde küçük ve çoklu pıhtı alanları oluşabilir. Kontrolsüz yüksek tansiyonun beyinde verebileceği diğer bir hasar ise beyin kanamasıdır. Giderek artan hızda etrafımızda saptanan unutkanlık ve demans gibi nörolojik sağlık problemleri ile de yakından ilişkilidir yüksek tansiyon. Yüksek tansiyon nedeni ile daralan veya tıkanan beyin atardamarlarında beyine ulaşan kan akımı azalır. Bu durumda özel bir form olan damarsal demans yani vasküler demans ortaya çıkar. Hipertansiyonlu bireylerde demans gelişme riski normal bireylere göre 1.5 kat fazladır. Beyinde gelişen küçük ve çoklu pıhtı alanları nedeni ile de multi- enfarkt demans olarak adlandırılan demans tablosu da hastalarda gelişebilmektedir.

Kalp yetmezliği: Kalbin yüksek kan basıncına karşı vücuda kan pompalamaya çalışması nedeni ile kalp normalden fazla çalışır. Bu durumda da kalbin duvarlarında kalınlaşma gelişir. Uzun süreli bu şekilde çalışan kalp, vücudun ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalarak kalp yetmezliği gelişebilir. Yüksek tansiyon hastalarında kan basıncı kontrol edilmediği taktirde iki tip kalp yetmezliği de gelişebilir. Birincisi kalbin pompa yetmezliği olan kalbin kasılmasında gelişen problem nedeni ile oluşan sistolik kalp yetmezliği; ikincisi ise kalbin gevşemesi sırasında gelişen problem nedeni ile oluşan diyastolik kalp yetmezliğidir.

Böbrek: Yüksek kan basıncı, böbrek damarlarının çeperinde kalınlaşmaya ve böylece böbrek damarlarında daralmaya neden olmaktadır. Damarlarda gelişen daralmadan dolayı böbreklerden idrara geçen protein miktarı artar ve böbreğin işlevini yerine getirememesine neden olur. Böylece hastada böbrek yetmezliği gelişir. Böbrek yetmezliği için diyalize alınmaya başlanan hastaların çoğunda altta yatan uzun süreli ve kontrol edilmemiş yüksek tansiyon bulunmaktadır. Gelişebilecek böbrek sorunları nedeni ile her yüksek tansiyon hastasına yıllık kontrollerde böbrek ultrasonu ve protein atılımına özel idrar tahlillerinin yapılması gereklidir.

Göz: Yüksek tansiyon nedeni ile gözü besleyen damarlarda en sık olarak da retinayı besleyen küçük damarlarda (mikro damarlarda) hasar meydana gelir. Göz damarlarında daralma, kanama gibi değişiklikler oluşur. Gözde meydana gelen bu değişiklikler hipertansif retinopati olarak adlandırılır. Göz damarlarında gelişen hasarı göz dibi muayenesi ile belirlemek mümkündür. Göz damarlarında sorun tespit edilen yüksek tansiyon hastalarında ileri dönemlerde felç-inme geçirme riski daha yüksek bulunmuştur. Gelişebilecek göz hasarını önceden erken dönemde belirleyebilmek için her yüksek tansiyon hastasına yıllık kontrollerde göz dibi muayenesi yapılması gereklidir.

Anevrizma: Aortun bir veya daha fazla bölümünde oluşan genişlemeye anevrizma adı verilir. Aort anevrizmasının gelişiminde yüksek tansiyonun önemli bir yeri olması nedeni ile anevrizma tıbbi tedavisinde muhakkkak yüksek tansiyon kontrol altına alınmalı ve sigara bırakılmalıdır. Farkında olunmayan anevrizmalarda, damarın genişlemesi sonucu damar çeperi destek dokusunun zayıflar ve bu bölgeden damar yırtılabilir. Bu duruma aort disseksiyonu adı verilir. Aort disseksiyonu vakalarının % 70 ile % 80 kadarında yüksek tansiyon bulunur.

Periferik arter hastalığı: Kollara, bacaklara ve iç organlara kan akışını sağlayan atardamarların ateroskleroz (damar sertliği) nedeniyle tamamen veya kısmen tıkanması nedeniyle oluşan bir hastalıktır. Hipertansiyonlu kişilerde periferik arter hastalığı sıklığı % 6 olup, sağlıklı kişilere oranla yaklaşık 3 kat fazladır. Bu oran, yüksek kolesterol ve sigara ile daha da artmaktadır.

Kan basıncı dinamik bir ölçümdür; nerede, ne zaman, nasıl ölçüldüğüne göre değişkenlik gösterir. Son 2018 Avrupa ve 2017 Amerikan Hipertansiyon kılavuzlarınca uygun kan basıncı ölçüm kuralları belirlenmiştir. Önerilen kurallar şu şekildedir:

-Ölçümden en az otuz dakika öncesi kafein, egzersiz ve sigara kullanılmamalı. İdrara sıkışmış şekilde olmaması

-Kan basıncı ölçümü öncesi, ayakları yere değecek ve sırtı desteklenecek şekilde rahat bir şekilde en az beş dakika sessiz sakin bir ortamda oturması, bu süre ve ölçüm süresince konuşulmaması.

-Ölçüm sırasında kas kasılmasını engellemek için hastanın kolunun desteklenmesi. Bireye uygun manşon kullanılması ve manşonun orta kısmının hastanın üst kolunda kalp seviyesinde tutulması

-Bir veya iki dakika ara ile tekrarlayan üç ayrı ölçüm alınması ve son iki ölçümün ortalamasının hesaplanması. Eğer iki ölçüm arasında >10 mm Hg fark var ise ek ölçümler yapılması.

-İlk tansiyon değerlendirmesi esnasında her iki koldan kan basıncı ölçümü yapılması. Kollar arasında fark var ise yüksek olan değeri referans olarak alınması

-İlk tansiyon değerlendirmesi esnasında bireyde ortostatik hipotansiyon (ayağa kalktığı anda gelişen tansiyon düşüklüğü) varlığını değerlendirmek için bireyin otururken ayağa kaldırılması ve kalktığı birinci ve üçüncü dakikalarda kan basıncının ölçülmesi. Bu ölçümler özellikle ileri yaştaki ve şeker hastalığı olanlarda ek önem arz eder

-Ölçüm sırasında kalp hızının düzenli olup olmadığı ve kalp hızının not edilmesi Bu önerilerin uygulanması ortalama 10 dakikalık bir süreyi kapsar ki, uygun ölçümün hastane şartlarında yapılması çok zordur. Bütün bu öneriler eşliğinde yapılan uygun kan basıncı ölçümlerinde bile hipertansiyon (yüksek tansiyon) tanısında yetersiz kalınabilmektedir. Bu nedenle 24 saatlik ayaktan hastane dışında uygulanan kan basıncı takibi en iyi sonucu sağlar. 24 saatlik ayaktan kan basıncı takibi yapan tansiyon holter cihazları, hipertansiyon tanısını koymada ve ilaç tedavilerinin düzenlenmesinde önemli bir yere sahiptir.

Kan basıncınız ölçüldüğünde size iki sayı söylenecektir. Örneğin: Size “Kan basıncınız 140- 90 mmHg” denildiği zaman ilk sayı olan 140 kalp kasıldığı sırada atardamarlarınızda (temiz kanı tüm vücuda taşıyan damarlar) oluşan basıncı gösterirken; ikinci sayı olan 90 ise kalp gevşediği sırada atardamarlarınızda oluşan basıncı gösterir. Bu iki değere göre hipertansiyon tanısı konulur ve hipertansiyonun evrelemesi yapılır. Bu evrelere ve kalp damar hastalığı riskine göre de tedavi planı yapılır.

Kan basıncı ölçüm metoduna göre hipertansiyon tanımlamasındaki sınır değerler değişim gösterir. Hastane-ofis ölçümü, ev ölçümü ve 24 saatlik ayaktan kan basıncı (ambulatuar tansiyon holter) takipli ölçüm.

Hipertansiyon tanımı:

Önerilen kurallara uygun şekilde yapılmış ofis/hastane ölçümlerinde sürekli olarak sistolik kan basıncı ≥140 ve/veya diyastolik kan basıncının ≥90   mmHg olmasıdır. Tek başına bu ölçümler ile hipertansiyon tanısına karar verilmez. Hastane dışı yapılan ölçümler ile hipertansiyon tanısı netleşmelidir. Bunun için 24 saatlik ayaktan kan basıncı (ambulatuar tansiyon holter) takipli ölçüm veya ev ölçümleri önerilir. Ancak ev ölçümlerinde bireyin gece boyunca kan basıncı değerinin ne durumda olduğu kayıt edilemez. 24 saatlik ayaktan kan basıncı ölçüm cihazı (ambulatuar tansiyon holter) ile hem gece hem de gündüz değerleri kayıt edilerek kan basıncının günlük aktiviteler ve uyku ile olan ilişkisi rahatlıkla değerlendirilir. 24 saatlik ayaktan kan basıncı holter takibinde kaydedilen kan basıncı değerlerinin ortalamasının ≥130/80 mmHg olması hipertansiyon tanısı için yeterlidir. Hipertansiyon tedavisi alan bireyler de ölçtükleri kan basıncı değerlerinden bağımsız olarak hipertansiyon hastasıdır.

24 saatlik ayaktan kan basıncı ölçüm cihazı (ambulatuar tansiyon holter), 24 saatlik süre boyunca kan basıncını ölçerek kayıt eder. Cihaz 15-30 dakikalık aralıklar ile kan basıncını kayıt etmek üzere programlıdır. Cihaz hastaya 24 saatlik tüm gün içinde ölçülen kan basıncı değerlerinin ortalamasını, gündüz (uyanık) dönemindeki kan basıncı değerlerinin ortalamasını ve belki de en önemlisi bireyin kan basıncını kendi ölçemediği dönem olan gece (uykuda) dönemindeki kan basıncı değerlerinin ortalamasını verir. Bu cihaz sayesinde hem gece hem de gündüz değerleri kayıt edilerek kan basıncının günlük aktiviteler ve uyku ile olan ilişkisi rahatlıkla değerlendirilir. 24 saatlik ayaktan kan basıncı ölçüm cihazının ve hastane/ofis kan basıncı değerlerinin karşılaştırıldığı bilimsel çalışmalardaki sonuçlar yüz güldürücüdür. Bu çalışmalara göre, 24 saatlik ayaktan kan basıncı ölçümü (ambulatuar tansiyon holter), hipertansiyon ilişkili organ hasarlarını, hastane/ofis ölçümüne göre daha iyi ön görür. Ayrıca 24 saatlik ayaktan kan basıncı takip değerleri, kalp damarları (koroner) kaynaklı ölümleri ve inmeyi hastane/ofis ölçümüne göre daha iyi ön görür.

 

Kan basıncı ölçüm metotlarına göre hipertansiyon tanımı

Kan basıncı ölçüm metotları Sistolik
(mmHg)
  Diastolik
(mmHg)
Ofis veya hastane ölçüm ≥140 ve/veya ≥90
24 saatlik ayaktan ölçüm
(ambulatuar tansiyon holter)
     
 Gündüz (uyanık) ortalaması ≥135 ve/veya ≥85
 Gece (uykuda) ortalaması ≥120 ve/veya ≥70
 24 saatlik ortalaması ≥130 ve/veya ≥80
 Evde ölçüm ortalaması ≥135 ve/veya ≥85

 

Ofis veya hastane ölçüm değerlerine göre kan basıncı kategorileri

Kan basıncı kategorileri Sistolik
(mmHg)
  Diastolik
(mmHg)
Normal kan basıncı <120> ve <80>
Yüksek normal kan basıncı 120-129 ve/veya 80-84
Yüksek kan basıncı 130-139 ve/veya 85-89
Evre 1 hipertansiyon 140-149 ve/veya 90-99
Evre 2 hipertansiyon 150-159 ve/veya 100-109
Evre 3 hipertansiyon ≥180 ve/veya ≥110
İzole sistolik hipertansiyon ≥140 ve <90>

Uykuda kan basıncı normal olarak düşer. Hem normal tansiyonlu hem de yüksek tansiyonlu bireylerde ortalama gece kan basıncı gün içi değerlere göre % 15 daha düşüktür. Uykuda kan basıncının en az % 10’luk düşüşü gerçekleştirememesi olayına “non-dipping” denir. Bu durumda bireyde gece hipertansiyonu var demektir. Bu bireylerde artmış kalp ve damar hastalıkları (kardiyovasküler) riski mevcuttur. Ana görevi sağlıklı bir uyku sağlamak olan melatoninin gece kan basıncı düşüşünde rolü olduğu düşünülmektedir.

Düzgün melatonin seviyelerinde sağlık gece kan basıncı düşüşü gözlenir. Gece kan basıncı düşüşünün olmaması genellikle uyku bozukluklarında, uyku apnesinde, yüksek tuz alımına hassas bireylerde ortostatik hipotansiyonda (ayağa kalkınca düşen kan basıncı), otonomik disfonksiyonda, kronik böbrek yetmezliğinde, diyabetik nöropatide (şeker hastalığı sonucu gelişen sinir hasarı), hormon ilişkili endokrinolojik nedenli hipertansiyonda ve ileri yaşta görülür. Gece kayıt edilen kan basıncı değerinin, gündüz kan basıncı değerine oranının > 0.9 üstünde olması artmış kalp ve damar hastalıkları riskini gösterir.

Gece kan basıncı ölçümü için kullanılabilen tek metot ayaktan kan basıncı ölçüm takip cihazıdır (tansiyon holter). Bu cihaz ile yapılan kan basıncı ölçümleri sayesinde yüksek tansiyona bağlı organ hasarları ve kardiyovasküler olaylar öngörülebilir. Ayaktan kan basıncı takip cihazı (tansiyon holter) gün içerisinde 15-20 dakikada bir, gece uykuda ise 30-60 dakikada bir kan basıncı ölçümü yapar ve cihaz bu ölçümleri hafızasına kaydeder. Hafızaya kaydedilen değerler kardiyoloji uzmanı tarafından değerlendirilir. Gece uyku sırasında alınan kan basıncı değerleri ortalamasının ≥120 / ≥70 mm Hg olması hipertansiyon tanısı için yeterlidir.

- Beyaz önlük ve maskeli hipertansiyon hastalarını belirler. Bu bireylerdeki hastane içi ve hastane dışı ölçümlerin birbiri ile karşılaştırılması ile yüksek tansiyonun gerçekten olup olmadığı belirlenir.

- Yüksek tansiyona bağlı kalp ve damar hastalığı gelişim riskini daha iyi öngörür.

- Gece tansiyonunu ölçer.

- Egzersiz ile abartılı kan basıncı yükselişini belirler.

- Gerçek hayat sırasında ölçümler gerçekleşir. Bireyin günlük yaşamı sırasında gelişen kan basıncı değişikliklerinin dinamik doğasını tespit eder.

- Değişik kan basıncı fenotipleri ile ilgili ek öngördürücü bilgileri verir.

- Kısa dönem kan basıncı değişkenliğini gösterir.

- Yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçların (Antihipertansif ilaçlar) etkinliğini değerlendirir.

- Dirençli hipertansiyon tanısında

- Otonomik disfonksiyon tanısında

- Ataklar halinde gelen hipertansiyon durumlarını belirler (örneğin: feokromasitoma) (hormonal endokrinolojik nedenli hipertansiyonda)

- Sabah saatlerinde yükseliş yapan kan basıncının verilen antihipertansif ilaçlardan fayda görüp görmediği saptanır.

- Gebe kadınlarda saptanan kan basıncı yüksekliğinde preeklampsi şüphesinde

Hipertansiyon tedavisine uyumundan emin olunan yüksek tansiyon hastalarında sistolik <140 mm Hg ve/veya diyastolik <90 mm Hg altına düşmemesine dirençli hipertansiyon denir. 24 saatlik ayaktan kan basıncı ölçüm cihazı ile kan basıncının yeterince kontrol altında olmadığı belirlenir.

Gerçek dirençli hipertansiyon, tedavi alan hastaların % 10 undan azında saptanır. Dirençli hipertansiyon olan bireyler organ hasarı gelişimi, kronik böbrek yetmezliği ve kalp damar hastalığı gelişimi açısından yüksek risklidir.

Dirençli hipertansiyon nedenleri:

- Obezite (aşırı kilo), yoğun alkol tüketimi, yüksek miktarda sodyum (tuz) alımı

- Bitkisel tedavilerin yanlış kullanımı: aşırı meyankökü tüketimi, ephedra ve mahuang

- Kokain ve anabolik steroidlerin kullanımı

- Uyku apnesi

- Tanı almamış ikincil hipertansiyon

- İleri hipertansiyon ilişkili organ hasarının ileri derecede olması özellikle kronik böbrek yetmezliği veya büyük damarların sertleşmesi



Bir kısım hastada ise yalancı dirençli hipertansiyon mevcuttur. Yalancı dirençli hipertansiyon nedenleri başlıca:

- Reçete edilen ilaçların birey tarafından uygun şekilde kullanılmaması

- Beyaz önlük hipertansiyonu

- Kan basıncının uygun şekilde ölçülmemesi

- Yaşlı bireylerde yoğun kalsifik (kireçli) atardamarlar varlığı nedeni ile kan basıncının ölçüldüğü brakiyal atardamardaki (arterde) yoğun kireçlenme varlığı

- Yetersiz ilaç kullanımı

Sistolik kan basıncı ≥ 130 mm Hg ve diyastolik kan basıncı < 80 mm Hg olması durumudur.

Sistolik kan basıncı < 130 mm Hg ve diyastolik kan basıncı ≥ 80 mm Hg olması durumudur.

Doktor kontrolünde yapılan kan basıncı ölçümlerindeki değerlerin devamlı yüksek saptanırken hastane dışındaki ölçümlerin normal olduğu durumdur. Bu hastalar genellikle hastanede Evre 1 kan basıncı değeri ölçülen ancak kardiyovasküler hastalık (kalp ve damar hastalığı) veya hipertansiyon ilişkili organ hasarı bulunmayan bireylerdir.

Beyaz önlük hipertansiyonun tersidir. Hastane dışında yapılan kan basıncı ölçümlerinde kan basıncı değerlerinin devamlı yüksek saptanırken doktor kontrolündeki ölçümlerin normal olduğu durumdur. Maskeli hipertansiyon sıklıkla yüksek normal kan basıncı değerleri olan bireylerde daha olasıdır. Genel nüfusun yaklaşık % 10-40 ında görülen bir durumdur. Hatta bu durum kronik böbrek yetmezlik hastalarında % 30-70 e kadar yükselebilmektedir.

Maskeli hipertansiyon, tüm nedenlere ve kardiyovasküler (kalp ve damar hastalığı) nedenlere bağlı artmış ölüm riski ile ilişkidir. Bu nedenle evde ölçümleri yüksek olan ancak doktorda normal olan bireylerde 24 saatlik ayaktan kan basıncı cihazı ile takip (ambulatuar tansiyon holter) yapılmalıdır.

Hem beyaz önlük hipertansiyonu hem de maskeli hipertansiyon hastane içi ve hastane dışı (ev ölçümü ve 24 saatlik ayaktan kan basıncı ambulatuar cihaz ölçümleri) ölçümlerin birbiri ile karşılaştırılması ile saptanır.

2000 ve 3000 metrenin üstündeki yüksekliklerde kan basıncı artışı gelişir. Yüksek irtifaya (>2500 metre) maruz kalma öncesinde artmış kardiyovasküler riski olanlar ve Evre 2 hipertansiyonu olanlar kan basıncının kontrolünden emin olmalılar. Evre 1 hipertansiyonda kontrollü ise > 4000 metre çıkabilirken; Evre 3 ve ciddi kontrolsüz yüksek tansiyon hastalarında, kan basıncı kontrol altına alınana kadar yüksek irtifadan kaçınılmalıdır.

Kalp Yetersizliği Nedir?

Atriyal Fibrilasyon Nedir?

Vitamin D Takviyesi

Atriyal Septal Defekt (ASD) Kalp Deliği Nedir?

Ekokardiyografi (Kalp ultrasonu)

Koroner BT (Bilgisayarlı Tomografi) Anjiyo - Sanal Anjiyo - Kansız Anjiyo

Mitral Darlığı Mitral Stenoz Nedir?

Torasik (Göğüs) Aort Anevrizması Nedir?

Uzun Yaşam ''Mavi Bölgeler''in sağlıklı ve uzun yaşama dair sırları

Anevrizma Damar Genişlemesi Atardamar Balonlaşması Nedir?