HASTALAR İÇİN BİLGİLER

Kalp Kapak Hastalıkları Nedir?

Kalp kapak hastalıkları kalp damar hastalığı (koroner arter hastalığı), yüksek tansiyon ve kalp yetersizliğinden sonra en önemli ölüm ve sakatlık nedenidir. İlerleyen yaş ile kapak hastalıkları daha belirginleşir. Kalbin görevini doğru şekilde sürdürmesi için gerekli bileşenler vardır. Bunlardan birisi de kalp kapaklarıdır. Kalp kapakları dört adettir ve sağlıklı bir dolaşımın sürdürülmesinde önemli role sahiptir. Kapakların ana görevi gerekli miktardaki kanı ileriye doğru geriye kaçak yapmadan yönlendirmektir.

Uzun bir süre şikayet vermeden var olan kalp kapak hastalıklarının fark edilmesi zaman alabilmektedir. Gelişmiş ülkelerde bile bazı ciddi kalp kapak hastaları tedavisiz kalabilmektedir. Acil, ani gelişen durumlar dışında kalp kapak sorunları uzun bir sürece yayılmış bir gidişata sahiptir. Şikayetsiz geçen dönemler özellikle kapakların ameliyat zamanlaması için zor durumlar yaratabilmektedir. Örneğin; ameliyat edilmemiş ciddi aort darlığı hastalarının yaklaşık yarısı iki üç sene içinde ölüm riski ile karşılaşma durumunda olacaktır. Başlangıçta belirti yok iken; bir süre sonra belirtiler oluşmaya başlar. Ancak belirtiler yavaş yavaş arttığı için birey hayatını ona göre düzenlemeye başlar ve yine şikayetleri gözden kaçırabilir. Kalp kapak hastalarında şikayetler şunlardır: özellikle efor sarf ederken nefes yetmemesi, nefes darlığı, rahat hareket edememe yürüyememe nedenli kendini olduğundan daha yaşlı hissetme, halsizlik hissi, çarpıntı, baş dönmesi, kalp damarlarında darlık olmasa dahi göğüs ağrısı, bayılmadır.

Muayene sırasında kalbi dinlemek için steteskop ile yaptığımız değerlendirmede üfürüm duyulması kalp kapak hastalığına dair bir şüphe duyulmasına neden olur. Ancak her üfürüm ciddi kapak hastalığı anlamına gelmez. Geçici olarak kan akımını arttıran durumlarda da üfürüm duyulabilir. Örneğin; gebelikte, ateşli hastalık sürecinde, kansızlık, hipertiroidi (tiroid bezinin çok çalışması), egzersiz gibi durumlarda da üfürüm normal olarak duyulur. Üfürüm duyulduğunda kalp muayenesi ve kalp kapaklarının görüntülemesini yapmak üzere kardiyoloji uzmanına başvurmak gerekir.

Kardiyoloji muayenesinde kalp kapakları ekokardiyografi (kalp ultrasonu) ile görüntülenir. Bu görüntüleme sistemlerinin iki ve üç boyutlu şekilde; yüzeyel ve endoskopik yollar ile uygulamaları mevcuttur. Öncelikle hastaya yüzeyel ekokadiyografi uygulanır. Kalp kapağındaki sorunun ciddiyetine göre endoskopik ekokardiyografi yöntemi (transözefajiyal ekokardiyografi) ile kapaklara daha yakından bakılır. Ameliyat yöntemini belirlemek hatta yapılabiliyor ise kapak yapısı uygun ise ameliyatsız kasıktan yapılan işlemler ile kapak sorunun çözüm yolunu belirlemek için de endoskopik ekokardiyografi yöntemi (transözefajiyal ekokardiyografi) kullanılmaktadır. Hastanın günlük hayatı sırasında meydana gelen şikayetler bazen aşırı kilo, havanın aşırı sıcak olması, yeterli kondüsyona sahip olmama, kansızlık gibi kapak dışı etmenlerden dolayı olabilmektedir. Bu gibi durumlarda şikayetlerin hangi problemden kaynaklandığını ayırt etmek gereklidir. Yani "sorun ciddi kapak hastalığından mı yoksa dış etmenlerden mi?" sorusunun cevaplanması önemlidir. Soruya verilecek cevap kapağın ameliyat zamanının belirlenmesinde önemlidir. Böyle özel durumlarda hastaya bisiklet pedallarını çevirme eşliğinde yüzeyel ekokardiyografi (Stres Ekokardiyografi / Egzersiz Ekokardiyografi) yapılmalıdır. Bisiklet pedallarını çevirirken belirli bir seviyede efor sarf etmesi sağlanan hastaya bu sırada yapılan ekokkardiyografi ile kapaktaki sorunun ciddiyeti değerlendirilmektedir. Böylece "Kapaktaki soruna dair ciddiyet efor sırasında artış gösteriyor mu?" sorusu rahatlıkla cevaplanır.

Kalp kapak hastalıkları, hafif kapak kaçaklarından, kireçli açılması ciddi kısıtlanmış bir kapağa kadar değişik ciddiyetlerde karşımıza çıkabilmektedir. Bu nedenle her kapak hastası hastaya özel şekilde takip edilmelidir. Hatta kapak hastalığı oluşmadan bile bu hastalığa zemin hazırlayabilecek bazı riskler mevcut ise takip zamanlaması ve ek öneriler de o hastaya özel planlanmalıdır. Örneğin; normalde üç yaprakçıktan oluşması gereken aort kapağı bazı bireylerde iki,dört bazen de tek yaprakçıktan oluşmaktadır. İki yaprakçıklı aort kapağı olduğunu bildiğiniz bir bireyde kalp kapak sorunu gelişme riski normal bir bireye göre daha fazla olduğu için takip sıklığı da ona göre değişmektedir. Bu takipler hem hastanın şikayetlerinin değerlendirilmesi hem de ekokardiyografi ile kapağın değerlendirilmesine dayanmaktadır.

Kalp kapak hastalıkları tedavisinde ana hedef hastada kalp yetmezliği gelişmeden kapağa müdahale etmektir. Kapak ameliyatının ne gerektiğinden daha önce ne de daha sonra yapılmaması çok önemlidir. Yani kalpteki hasarın geriye döndürülebilir evresinde bu işlemin yapılması hastanın ameliyattan istenilen faydayı görebilmesi adına en önemli noktalardan biridir. Bu durumda ekokardiyografi ve muayene ile seri takipler çok önemlidir. Kalp hasarının oluşumunu yavaşlatmak ve şikayetleri azaltmak adına kapak hastalığına göre öncelikle olarak bu hastalarda ilaç tedavisi uygulanır. Ayrıca şikayetleri arttırabilecek eşlik eden bir çok başka hastalığın da tedavilerinin düzenlenmesi gereklidir. Örneğin; astım, bronşit, KOAH gibi akciğer hastalıkları, kansızlık, böbrek yetmezliği gibi. Yine bu süreçte ekokardiyografi ve muayene ile hastanın tedaviye cevabının sıkı takibi önemlidir. İlaç tedavileri ile çözüm bulunamayan, rahatlama sağlanamayan veyahut sağlansa dahi kalpte hasar başlayan ciddi kapak hastalarında kapağa ameliyat ile müdahale zamanı gelmiş demektir.

Ciddi kalp kapak hastalarının, kapak değişim zamanı yani ameliyat zamanı geldiğinde yapılabilecekler şunlardır.

  • Açık büyük kesi ile veya minimal invazif denilen küçük kesiler eşiliğindeki ameliyatlar ile mekanik veya biyolojik protez kapakların yerleştirilmesi.
  • Seçilmiş uygun kalp kapak hastalarında ise protez kapak takılmadan kapak tamirinin / onarımının yapılması.
  • Seçilmiş uygun kalp kapak hastalarında ameliyatsız olarak kasıktan girilerek biyolojik protez kapakların yerleştirilmesi veya tamir uygulanması.

Burada önemli olan doğru hastanın doğru kapak işlemine yönlendirilebilmesidir. Hangi hastaya bahsedilen üç seçenekten hangisi uygun bunun değerlendirilmesi ve belirlenmesi çok önemlidir. Bu seçeneğin belirlenmesinde kardiyoloji uzmanının yaptığı tetkik ve değerlendrimelerin önemi büyüktür. Bu bağlamda Türkiye hem tanı hem de tedavi anlamında son teknolojik gelişmeleri takip edebilir ve uygulayabilir durumdadır.

Hayatın kıymetini bil, vücuduna iyi bak, mutlu ol!

Uzun Yaşam ''Mavi Bölgeler''in sağlıklı ve uzun yaşama dair sırları

Evde hangi tansiyon aletini kullanalım?

Zihin, Kalp ve Vücudun Sağlıklı Birlikteliği

Patent Foramen Ovale (PFO) Nedir?

Ekokardiyografi (Kalp ultrasonu)

Atriyal Septal Defekt (ASD) Kalp Deliği Nedir?

Atriyal Fibrilasyon Nedir?

Aort Kapak Hastalıkları

Ritm Bozuklukları Aritmi Nedir?