HASTALAR İÇİN BİLGİLER

Vitamin D Takviyesi

Vitamin D takviyesi bireysel ihtiyaçlara göre belirlenir. Bireylerin besin ihtiyaçları yaşa, cinsiyete, fiziksel hareketlilik durumuna, gebelik gibi fizyolojik durumlara, yeme alışkanlıklarına, yaşadığınız yere ve genetiğinize bağlı olarak değişir. Günlük ihtiyaçların ötesinde çok sayıda vitaminin alınması bireye zarar verebilir. Dünya beslenme kılavuzlarının bilimsel verilere dayanarak önerdiği RDA (Recommended Dietary Allowance) veya RDI (Recommended Daily Intake), sağlıklı bireylerde yeterli besin ihtiyacını sağlayacak ortalama günlük besin alım miktarlarını gösterir. Bu besin alım önerilerinin içinde günlük vitamin alım önerileri de mevcuttur. İhtiyaç duyulan vitamin miktarı bireye özel hesaplanmalıdır.

19-70 yaş arası erişkinlerde kemik ve kas sağlığı için gerekli minimum günlük vitamin D ihtiyacı 600 IU, serum 25-hidroksi vitamin D düzeyini 30 ng/ml (75 nmol/L) düzeyinde tutacak ihtiyaç ise günlük 1500-2000 IU olarak belirlenmiştir. Günlük ihtiyacın karşılanması için güneşe maruz kalmak ve gıdalar dışında vitamin D takviyesi almak gerekir. Vücuttaki vitamin D seviyesini gösteren en iyi parametre kandaki 25-hidroksi vitamin D düzeyidir. 25-hidroksi vitamin D nin optimal seviyesi hakkında görüş birliği mevcut değildir. Ancak 20 ng/ml’nin (50 nmol/L) altındaki seviyeler eksiklik olarak kabul edilir. Vitamin D eksikliği yönünden riskli kişilerde uygun dozlarda takviye yapılmalıdır. Bu bireylerde hedef 25-hidroksi vitamin D değerinin 30-50 ng/ml (75 -125 nmol/L) yükseltilmesidir.

Güçlü, sağlıklı kemikler için gerekli kalsiyumun bağırsaklardan emilimini sağlayan vitamin D, vücutta kalsiyum ve fosfat dengesine katkıda bulunur. Vitamin D, yağda çözünen bir vitamindir. En önemli vitamin D kaynağı güneştir; % 80-90 deride ultraviyole B ışınlar sayesinde sentezlenir. Bu sentez için ülkemizde güneşin en uygun olduğu dönem Mayıs-Kasım ayları ve en uygun saat 10.00-15.00 arasıdır. Sadece kol ve bacakların güneşe maruz kalması ile yaklaşık 3000 IU vitamin D sentezi sağlar. Cilt rengi açık ise 15 dakikada, koyu ciltte ise 3-4 kat daha uzun sürede bu sağlanır. Faktör 15 ve üzeri güneş koruyucu kremlerin kullanımı güneş ışınlarının deriye ulaşmasını engeller. Cam ve tül perde arkasından güneşlenme de vitamin D sentezini engeller.

Çok az sayıda besinde de doğal olarak vitamin D bulunur. Ancak % 10-20 si gıdalardan alınır. En zengin besin kaynakları somon, tuna ve uskumru gibi yağlı balıklardır. Daha az miktarda dana ciğeri, peynir, mantar ve yumurta sarısında bulunur. Güneş ve besinler dışında vitamin D takviyesi yapılmış süt ve tahıllar da mevcuttur. Dışarıdan destek olarak da vitamin D takviyesi almak mümkündür.

Hücre büyümesi, sinir-kas sistemi, bağışıklık ve inflamasyon üzerine önemli rollere sahiptir vitamin D. Epilepsi, kanser, yüksek tansiyon, hormon bozukluk tedavilerinde kullanılan bazı ilaçlar, anti-inflamatuar ajanlar, antibiyotikler, yaşlanma ve bazı bitkisel kürler vücuttaki vitamin D miktarını azaltır. Bu nedenle vücuttaki vitamin D miktarını azaltan durumların farkında olmak önemlidir.

Araştırmalar düşük vitamin D seviyesinin düşmeler, multipl skleroz, romatoid artirit, kronik ağrı, diyabet, kalp damar hastalıkları ve kanser ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Özellikle kalp ve damar hastalıkları özelinde ele alacak olursak düşük vitamin D seviyesinin yüksek kolesterol değeri, yüksek tansiyon varlığı, kalp damar ve kapak sertleşmesi ve kireçlenme süreçleri ile ilişkileri gözlemsel çalışmalarda görülmüştür. Ancak bu ilişkiyi yanlış anlamlandırmamak gerekir. "Düşük vitamin D seviyesi bu hastalıklara neden oluyor" veya "Vitamin D takviyesi alırsanız bu durumları önlersiniz veya tedavi edersiniz" anlamına gelmemektedir. Bu bağlamda neden sonuç çalışmaları mevcut değildir. Bu ilişkileri ortaya koyan çalışmalar daha çok gözlemsel çalışmalardır.

83.000 kişinin katıldığı ve 21 çalışmanın değerlendirildiği 2019 yılında yapılan büyük bir meta-analiz çalışması, kalp damar hastalıkları gelişimi ve vitamin D ilişkisine dair bu duruma bir cevap niteliğindedir. Çalışmada plasebo ile karşılaştırıldığında, bir yıldan uzun süreli vitamin D kullanan sağlıklı bireylerde kalp krizi, inme, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin azalmadığı saptandı. Sonuçların cinsiyetten, 25-hidroksi vitamin D kan seviyesinden, kalsiyum kullanımından, kullanılan vitamin D dozu ve formülasyonundan bağımsız olduğu görüldü. Güncel bilimsel veriler vitamin D takviyesinin sağlıklı bireylerde kalp damar hastalığı riskini azaltmadığını söylemektedir.

Covid-19 salgını nedeni ile son zamanlarda vitamin D takviyesi önermek popüler bir hale geldi. Günümüzde Covid-19 üzerine etkisini halen bilmesek de bazı yayınlarda vitamin D takviyesinin influenza ve akut solunum yolu enfeksiyonlarını azalttığı gösterilmiştir. Solunum yolu enfeksiyonları çoğunlukla kışın olur. Kışın vitamin D vücutta en düşük seviyede bulunur. Son dönemde yayınlanan bir derlemede vitamin D kan değerini 40-60 ng/mL (100-150 nmol/L) seviyesinde tutacak şekilde vitamin D takviyesi almanın enfeksiyon riskini azalttığı görülmüştür.

Perikardit (Kalp Zarı) İltihabı Nedir?

Aort Kapak Hastalıkları

Hipertansiyon (Yüksek tansiyon)

Kahve ve Kalp Sağlığı

Kalp ve Damar Hastalıkları (Kardiyovasküler Hastalık) Nedir?

Ritm Bozuklukları Aritmi Nedir?

Sarkopeni Nedir?

Kalp Kapak Hastalıkları Nedir?

Kalp Yetersizliği Nedir?

Ekokardiyografi (Kalp ultrasonu)